
Ayna Ayna Söyle Bana
Sevgi Dili Atölyeleri
Kendi GÜCÜNÜ eline almak isteyenlerin
buluşma noktası.
44. Atölye
+1100 Katılımcı
Bilinçdışı Anlaşmalardan Özgürleşme Kursu
2.BÖLÜM
HAKİKAT DEĞİL, TRAVMA: GEÇMİŞİ ÇÖZÜMLEMEK
Davetsiz Anılar
Bir gün bir grup arkadaşımdan çağırılmadan, kendiliğinden ortaya çıkan ve gerçekten hatırlamak istemediğimiz anılar (davetsiz anılar) ortaya çıktıkça paylaşmalarını istedim. Bu ricam üzerine,
-
Bir adam, ağabeyim kıyafetlerimin rengi uyumsuz olduğunda beni rezil ederdi.
-
Bir kadın, “Annem bana bir daha eve geç geç gelirsem beni oyuncak süpürgeyle döveceğini söylerdi” demişti
-
Başka bir adam, beş yaşındayken arkadaşlarıyla şeker mi şaka mı oynadıklarını, merdivenleri perili köşk gibi dekore edilmiş bir eve girmek üzere merdivenleri çıktığını ama evin sadece dış merdivenlerinin dekore edilmiş olduğunu görünce arkadaşlarının bu yüzden onunla alay ettiğini hatırladığından bahsetti.
-
Başka bir arkadaşım, “Karşıdan karşıya geçerken köşede bir otobüs belirdi ve ben arkadaşımın geçmesini engellemek için kolunu tuttum. Kalbim göğsümden dışarı fırlayacak gibi oldu çünkü yirmilerimdeyken aynı bu şekilde bir otobüsle kafa kafaya gelerek trafik kazası geçirmiştim,” demişti.
İnsanların her gün bu anlılarla yaşamalarının sebebi, beynimizin tehlike sinyali veren geçmiş durumları izleyerek bizi gözetmeye ve güvende tutmaya çalışır. Bu anlılar aynı zamanda beynimizi birlikte yaşanması zor ve acı hale getirir. Ama neyse ki, bu bölümde bu anıları rezonans ile değiştirebileceğimizi öğreneceğiz.
Çalışmaya başlayabilmek için aşağıdaki Word dosyasını indirerek “Kendinizle İlişkinize Sıcaklığı Devam Etmeye Yönelik Günlük” isimli çalışmayı yapmaya davet ediyoruz.
Günlüğü tamamladıktan sonra buraya dönerek çalışmaya devam edebilirsiniz.
İlişkisel Nörobilim Kavramı: Travmayı Anlamak
Travma anılarımızın, davetsiz anılarımızın zaman algısı yoktur. Hep ulaşabilen bir şimdiki zamanda var olurlar. Bunun nedeni, beynin zor ve acı verici anıları barındıran kısmı olan amigdalanın, hafızadan sorumlu ortağı hipokampüsün yardımı olmadan zamanın akışıyla ilgili kronolojik bir bağlantı kuramamasıdır. Bu, amigdalanın bizi geçmişte tehlike teşkil etmiş her şeyden korumak için hep tetikte kalmasına sebep olur.
Bir olayın kendi başına travmatik olmadığını ve insanların aynı olaylara farklı tepkiler verebileceğini anlamamız önemlidir. Bir kişi için annesinin ölümü bir travma olmayabilir. Annesinin ölümü için doğru zaman olduğunu düşünebilir ya da kişi, bu geçiş sürecinde sevdikleri tarafından sıcak bir şekilde sarmalandığını ve desteklendiğini hissedebilir. Ancak annelerinin ölümünü yalnız başına yaşayan kişiler için, kaç yaşında olursa olsunlar, bu kayıp tam anlamıyla yıkıcı olabilir.
Travmatik anıların tamamı olmasa da çoğu kısmen bilinçlidir. Her travmatik anı, bir bilinmezliğin tohumunu taşır. Bu tohum, ismi koymamış bir duygu, dikkate alınmamış bir zorluk, kabul edilmemiş bir arada kalma duygusu, gerçek bir kayıp yaşama anısı veya anlaşılmamış olmak olabilir.
Bölümün Ana Sorusu: Ne Zaman Çok Yalnız Kaldınız?
Hangi anılar geçmişte yaşanmış gibi değil de şu anda hala yaşanıyormuş gibi geliyor?
Travma, olayın kendisinden ziyade, zorlayıcı bir olay sırasında yalnız kalmış olmanızdan kaynaklanıyorsa, beynimize tutunan şeyi fark ederek bizim için travmatik olayın ne olduğunu söyleyebiliriz. Tekrar tekrar zihnimizden geçirdiğimiz ve çoğu zaman değiştirmiş olmayı dilediğimiz konuşmalar, çok yalnız kaldığımız konuşmalardır ve dönüp dolaşıp bize utanç ve korku bıçaklarını saplayan anılar da hayatımızda çok yalnız kaldığımız zamanların anılarıdır.
Travmatik Anılarla Çalışırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Bazen insan, çocukluğunu ve geçmişini, onlar üzerine düşünmeden ve onları hatırlamadan atlatır. Bedenin başa çıkma konusundaki bilgeliğine saygı duymak ve onu onurlandırmak önemlidir. Travmatik anılara dikkatinizi verirken, sizi muhakeme yeteneğinizi usulca devreye sokmaya davet ediyorum. Bazı insanlar için bunu sıcak ve anlayışlı bir yaklaşımla yapmak bile sarsıcı olabilirken, bazıları için iyileştirici olabilir. Bu alana geçerken yeterli desteğinizin, baş başa becerilerimizin olup olmadığını ve yaşamımızın o anda yeterince dengede olup olmadığını göz önünde bulundurmak isteyebilirsiniz.
Anılarınızı keşfetmek yerine onlardan sakınmanız gerektiğini düşünüyorsanız, lütfen orada durun veya profesyonel destek alma seçeneğini gözden geçirin.
ÖzSevgi Grafiğiniz
.jpg)
Özsevgi üzerine düşünmenize yardımcı olmak için, “Özsevgi İniş Çıkışları” çalışmasını kullanarak yaşamınız boyunca kendi özsevgi (kendinize sıca, şefkatli bir anlayış göstermek) sürecinizi grafik haline getirebilirsiniz.
Bu tabloyu doldururken, yaşamınız boyunca hem sizin hem de ebeveyninizin başına gelmiş zorlayıcı şeyleri düşünün.
Yaşam boyu özsevgi iniş çıkışlarımızın grafiğini çıkararak, hala taşıyor olabileceğimiz çözülmemiş, davetsiz anıları görebiliriz. Bu farkındalıkla, araçlarımızı anıları çözümlemek ve taşıdıkları yaşam enerjisiyle yeniden bağlantı kurmak için kullanırız.
Kendinizle ilişkinizdeki sıcaklığın azaldığı yerler, azalmadan hemen önceki dönemde zorlayıcı bir olayın ve olaylar dizisinin yaşadığını gösterir.
Bu olaylar arasında zorbalık, korkulan öğretmenler, her türlü istismar, ebeveynlerden birinin veya her ikisinin, kardeşlerinin veya büyükanne, büyükbabaların ölümü, savaş, ev taşıma; doğal afetler, sevilen evcil hayvanların ölümü/kaybolması, bir aile üyesinin hastalığı veya hastaneye kaldırılması, boşanma, ekonomik zorluklar, ev yangını, ebeveynlerin gelir kaybı ve farklı zorluklar yer alabilir.
Aşağıdaki PDF dosyasını indirerek Özsevgi iniş çıkışlarınızın grafiğini çıkarabilirsiniz.
Davetsiz anılar üzerine çalıştıkça, travmanın aslında henüz farkına varılmamış bir kaynak olduğun görmeye başlarız. Travmatik anıları çözdükçe ve hapsolmuş yaşam enerjisini yeniden bütün hale getirdikçe, daha büyük, daha rahat ve daha etkili hayatlar yaşamaya başlarız.
Teselliye Karşılık Rezonans: Rezonans Dili Çalışması
Teselli, her şeyin yoluna gireceğini söylemektir. Rezonans ise uyumlanma (başka bir kişiyi hissetmek için tüm kapasitemizi kullanma) niyetiyle, olana bitene eşlik ettiğimizde ve ardından o kişiye (ister gerçek bir diğer kişi ister içimizdeki bir parça olsun) onu anlayıp anlamadığımızı sorduğumuzda ortaya çıkar. Teselli ve rezonans ayrımı yapmak önemlidir çünkü tesellinin doğasında reddetmek vardır. Reddetmenin travmatik anıları değiştirme olasılığı daha düşükken, rezonansın zorlayıcı ve davetsiz anıları çözme olasılığı daha yüksektir.
Teselli, travmatik olayların üstünü örterken, rezonans onu hayata döndürür, böylece travmayı bütün mevcudiyetimizle iyileştirmeye başlayabiliriz.
Rezonans Dili Çalışması: Teselliye Karşılık Rezonans
Sosyal olarak yalnızlık çektiğiniz bir an gibi küçük bir travma anısı seçerek başlayın; zorlu bir travma seçmemeye özen gösterin. Küçük bir travmayla başlamak en iyisidir. O anı yaşayan geçmiş benliğinizin sizinle yeni bir yoldan bağlantı kurmaya istekli olup olmadığına bakın ve ardından, bu zor anda onunla buluşmak üzere zamana yolculuk yapın.
İç dünyanıza yapacağınız yolculukta gelebilecek zararı engellemek için ortamı ve içindeki insanları dondurun. Yüzlerine bakma zorunda kalmamak için diğer insanların yüzlerini ve başlarını kapamanız gerekebilir.
Aşağıdaki Word dosyasında “Teselli” ve “Rezonans” çalışmalarını yaparak çalışmaya devam etmek için tekrar buraya geri gelin.
Şimdi, teselli yerine rezonansla yanıt verdiğimizde sürecin nasıl geliştiğine bir göz atacağız ve genellikle kökeninde travma olan hep/asla anlaşmalarını keşfetmeye başlayacağız.
Buradan tekrar çalışma sayfasına dönün ve Sarah Peyton’un yaptığı “Birebir Çalışma” ses kaydını dinleyin.
Birebir travma çalışması kaydında dinlediğiniz gibi bilinçdışı anlaşmalar genellikle travma deneyimlerimizle iç içedir. Bu anlaşmalar, kendimizi ve başkalarını güvende tutmak için yapmaya çalıştıklarımızın bir parçasıdır.
Davetsiz anlılara yönelik aşağıdaki zaman yolculuğu meditasyonunda, geçmiş benlikle diyalog kuracağız ve teselli yerine rezonansı desteklemek için duygu ve ihtiyaçlarımızı tanımlama çalışması yapacağız.
Şimdi Rehberli “Medistasyon” ’u dinleyin.
Tekrar hoş geldiniz! Şimdiki zamana döndükten sonra, bir sonraki davetimiz bu sürecin temellerini öğrenmek ve kendinizde denemektir.
ZAMAN YOLCULUĞU SÜRECİ
Aşağıdaki Word dosyasından “Zaman Yolculuğu Süreci” çalışmasına erişerek 12 adımlı yolculuğunuzu tamamlayın ve çalışmaya devam etmek için buraya geri dönün.
İnsan zor zamanlardan geçtiğinde ve çok yalnız kaldığında beyin, doğası gereği bunun bir daha olmasını engellemeye çalışır. Böylelikle tehlike, kayıp, utanç ve kırılganlık içeren zorlu anlardan uzak kalmak için bir tür program olarak davranışsal bir sözleşme, kalıplaşmış bir davranış tepkisi kodlarız. Bu sözleşmeler ya da bilinçdışı anlaşmalar denizyılanlarıdır; bilinçdışı denizinde yüzerler ve zorluk olabilecek herhangi bir şeye temas ettiğimizde tetiklenirler.
Bunlar davetsiz bir anı olmaktan ziyade, bizi kontrol edebilen ve hakikatimizi yaşamamızı engelleyen davetsiz davranış kalıplarıdır.
ASLA ve HEP kelimeleri anlaşmalarda ortaya çıktığında, travma tohumlarını arayabiliriz.
Bu davranış kalıplarını bilinçli bir şekilde tanımladığımız zaman, şu anda olan her halimize kendimizi açarız.
Buradan, kalıpların bize hizmet edip etmediğini öğrenebilir, onlar için ödediğimiz bedelin çok yüksek olup olmadığına karar verebilir ve ardından onları serbest bırakmak isteyip istemediğimize bakabiliriz.
İçinde “asla” ve “hep” olan yaygın anlaşmalar
Bedeli bana ne olursa olsun.…
-
Asla unutmayacağım
-
Asla hatırlamayacağım
-
Kendimi asla affetmeyeceğim
-
Asla annem/babam gibi olmayacağım
-
Alsa rahatlamayacağım ve güvende olduğumu düşünmeyeceğim
-
Asla eğlenmeme izin vermeyeceğim
-
Asla zamanında gelmeyeceğim
-
Hep hatırlayacağım
-
Kendime hep sırtımı döneceğim
-
Başkalarını hep kendimin önüne koyacağım
-
Hep iyi bir kız/oğlan çocuk olacağım
-
Hep tetikte olacağım
-
Hep çalışacağım
-
Hep geç kalacağım
…için
-
anıyı korumak için
-
annemi, babamı, ağabeyimi, kardeşimi, Tanrımı onurlandırmak için
-
hayatta kalmak için
-
güvende olmak için
-
herkesi güvende tutmak için
-
yaşamaya devam etmek için
-
akıl sağlığımı korumak için
-
delirmemek için
-
kendimi zarar görmekten/ayıplanmaktan/utandırılmaktan kurtarmak için, kendim olmak ve özerkliğimi korumak için
-
kendim olmak ve özerkliğimi korumak için
-
ailemde yer edinmek için
Aşağıda bulunan Word dosyasında “Hep” ve “Asla”larınızı fark etmeye yönelik günlük çalışmasını var.
Bu çalışmayı yaparak anlaşmalarınızı listeleyin.
Listeyi tamamladığınıza göre şimdi sıra “Hep/Asla Anlaşma Şablonu ile çalışmaya geldi.
Aşağıdaki “Hep ve Asla Anlaşmaları Şablonu” isimli Word dosyasına tıklayarak en duygu yüklü maddelerle çalışmayı yapın ve devam etmek üzere tekrar buraya geri dönün.
Anlaşmalarına dair bir fikir edinmiş ama yine de onu serbest bırakmakta zorlanıyor olabilirsiniz. Sizin için durum böyleyse, ebeveyninizden veya akrabalarınızdan biriyle anlaşma yapıp yapmadığınıza bakın.
Ebeveynimizin Verdiği Sözleri Taşımak
Aşağıdaki çalışma sayfası, ebeveyninizin ya da atalarınızın yaşamlarındaki travmalar ve zor anlar üzerine düşünmenizde size destek olabilir. Örneğin bir okur, önemli olmama anlaşmasının kökeninin, annesinin hayatındaki bir trajediye dayandığını keşfetmişti.
“Ben önemsizim,” dedi Sylvia gözlerini benden kaçırarak,
“Ne zamandır önemsizsin?” diye sordum
“Her zaman” diye cevap verdi.
“İki yaşındayken önemli miydim?”
Ah, evet dedi.
Peki, dört yaşındayken?
“Hayır”, dedi
“Üç yaşındayken ne oldu?”
“Annemin annesi öldü,” dedi
Kendinizi sevme becerimiz, kendi başımıza gelen zor olayların yanı sıra, sevdiğimiz insanların başına gelenlerle de şekillenebilir.
Ebeveyn ortada olmadığında, bu durum genellikle çocuğun kendini sevme ve önemli olduğuna inanma yetkisini etkiler. Çocuklar büyük resmi görebilecek beyin kapasitesine sahip olmadıklarından bu zor zamanları anlamlandırmak için kendilerinde bir sorun olduğuna inanırlar. Biz doğmadan önce önce meydana gelen olaylar, hatta büyükanne ve büyükbabalarımızın içinden geçtiği zor ve yalnız zamanlar bile hayatımızı etkileyebilir ve taşıdığımız anlaşmaları değiştirebilir.
Aşağıda kuşaklararası anlaşmaları nasıl taşıyabileceğimizi keşfetmemize yardımcı olacak
“Ebeveynlerimizin Hayatları” adlı Word dosyasını indirerek keşif yolculuğuna başlayın.
Eğer ebeveynlerimizin birinin ya da ikisinin yaşamından gelen donmuş bir travma tohumu taşıdığını hissediyorsak, zor olaylar yaşadığımızda kendimize eşlik etmek için yaptığımız Zaman Yolcuğu süreci, içimizde taşıdığımız ebeveynler için de yapılabilir.
Süreç kendimiz için yaptığımızla aynıdır ancak burada ebeveynlerimizin travmasının en kötü anındaki genç haline zaman yolculuğu yaparız ve daha önce hiç dile gelmemiş ve adının konulmasına ihtiyaç duyulan şeyleri keşfetmek için onunla rezonans dilinde diyaloğa gireriz.
Bu çalışmayı etkili bir şekilde yapabiliriz çünkü içimizde herkesten daha fazla anne ve babalarımızın suretini taşırız. Kulağa ne kadar sihirli gelse de, nörobilim de bunu göstermektedir.
Kanadalı epigenetikçi Moshe Szyf’ nin “Annemiz, prefrontal korteksimizin her hücresindedir” sözünü hep aklımızda tutalım.
Bir sonraki bölümde görüşmek üzere
Ayşenur & Fatoş